19/1/2008 - Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Tatil Cenneti Kalkan !
Tatil Cenneti Kalkan !
Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı şirin belde Kalkan son yıllarda etkinliğini gittikçe artırarak Tatil Cenneti olmaya adaydır. İngiliz Indipendent tarafından Avrupa'nın En romantik Tatil yeri seçilmiştir. Merkezi ve yakınlardaki plajları ile size eşsiz bir tatil yaşatacak bir yöredir.
Kalkan'da geceler bir başka güzeldir. Sahildeki barlar, eğlence yerleri Bodrum'u aratmaz. Küçük ama müthiş bir tatil yöresidir Kalkan. Restaurant olarak özellikle ODAK RESTAURANT'ı tavsiye ederim. Güzel yemekleri, Müthiş manzarası ve eğlenceli ortamı ile süper bir yer... Mutlaka uğrayın ve sahibi Mustafa Abiyle muhabbet edin, hem güzel yemekler yiyecek hemde bol bol güleceksiniz...
MetroRail hattı, şehrin farklı bölgelerine ulaşıyor. Ayrıca havaalanından Broward ve Palm Beach'e TriRail treni çalışıyor. Trene bağlantıyı, E salonundan kalkan servisler sağlıyor.
Zaman
MetroRail 6-15 dakikada bir. TriRail saat başı. Havalimanı şehre 11 km uzaklıkta.
Ücret
MetroRail: 1,25 USD, TriRail 2?5,50 USD
Alternatifler
Miami Downtown'a ulaşmanın diğer bir kolay yolu MetroMover sistemini kullanmak. Ayrıca MetroBus otobüsleri de şehrin her noktasına bağlantı sağlıyor.
Beklerken
Salon E'deki 'Café La Caretta' Küba mutfağından örnekler sunuyor. 'Casa Bacardi' Karayip adalarından esintiler getiriyor.
Saat 06.30'dan 21.50'ye kadar çalışan 'Malpensa Express' trenleri, Terminal 1'den kalkıyor. Şehir merkezindeki Cadorna istasyonuna giden tren Bovissa ve Saronno'da duruyor.
Zaman
Yarım saatte bir. Yolculuk 40 dakika kadar sürüyor. Havalimanı şehre 48 km uzaklıkta.
Ücret
9 EUR
Alternatifler
Transfer otobüsüyle Gallarate istasyonuna gidip, oradan Central veya Garibaldi istasyonlarına giden trenlere binebilirsiniz. Bu trenler daha geç saate kadar var.
Beklerken
Terminal 1'deki restoranlardan en iyisi, 'La Galleria'. 'La Penisola' adlı dükkanda ise İtalyan lezzetlerinin örneklerini bulabilirsiniz.
Dalmaçya sahilleri büyüklü küçüklü pek çok adadan ve dantel gibi işlenen sahillerden oluşan deniz ve yelken cenneti. Her yer kayalık... Bütün kayalıklar plaj... Ağustos ayında Marmaris'ten başlayan ve Adriyatik Denizi'ne ulaşan yolculuk başlamıştı. Buranın 1200 adadan oluşan sahilleri uzun zamandır heyecanlandırıyordu Marmaris'ten yelkenle Dubrovnik'e varan ekibi. O kadar çok kara parçası vardı ki, hangisinin ada hangisinin ana kara olduğu karışıyordu. Hangisine gidilmeliydi?
ACI Marina'ın yanından akan Ombla nehri.
Mali Ston, şarap ve peynir
Hırvatistan'daki ilk durağımız Dubrovnik'e 60 km uzaklıktaki Mali Ston. Son derece şirin bir yerleşim yeri. Deniz ürünleri ile ünlü Mali Ston'da tatlı su deniz suyuna karıştığından ve akıntı uygun olduğundan istiridye üretim çiflikleri kurulmuş. Bu çiftlikler denizi kirletmediklerinden, yakınında denize girilebiliyor. Ertesi sabah Cavtat'a doğru yola çıktık. İnandırıcı olmasa da Çin Seddi'nden sonra dünyanın en uzun surlarına sahip olduğu söylenen surlarda gezmek oldukça keyifliydi. Kasabanın hemen yakınında hâlâ ilk çağlardaki yöntemlerle tuz üretimi yapılıyordu. Bölgede şarapçılık oldukça gelişmiş ve yaygın olarak yapılıyor. Ana kara ve adalar göz alabildiğine üzüm bağlarıyla dolu. Pek çok yerde küçük ev atölyelerinde nefis şaraplar yapılıyor. Her beğendiğimiz şaraptan iki üç şişe alınca tekne kapasitesini aştığımızın ertesi gün farkına varacaktık. Olsun, nasılsa tüketilecekti. Adriyatik'teki ilk durağımız bu sahillerin gözde mekanı Dubrovnik ACI Marina'ydı. 1000 yat kapasiteli marina hafta sonu olması nedeniyle hareketliydi. Pek çok tekne yola çıkmak için alışveriş ve son hazırlıklarını tamamlıyordu. Biz de yolculuk süresince ihtiyacımız olan alışverişi yaparak yola çıktık. Uyumlu ekibin tek tartışma konusu 'Pag' Adası peynirinin hızla tüketilmesi olacaktı. Adriyatik sahillerindeki gezimizden önceki son gecemizi şehri gezerek geçirdik. Dünya çok küçüktü ve aslında hoş bir tesadüf planlarımızı değiştirdi. Cumhur Gökova'nın 15 yıldır görmediği Kanada'dan arkadaşı son yıllarını bu sahillerde geçirmiş ve bölgeyi çok iyi biliyor. Bizi görülmesi gereken yerler ve haritalarla donattı. Gece geç saatlere kadar hummalı bir çalışmayla yeni rotalar çizildi
Maria'nın adası
Güneşin ilk ışıklarıyla limandan ayrılırken yeni rotalar hâlâ şekilleniyordu. 8-9 civarı az bir rüzgar olduğundan pek çok tekne yelken açmış usul usul süzülüyordu. Bu, azgın rüzgarlarla mücadele etmiş bir ekibin ve yarış yelkenlisinin umduğu bir şey değildi. Hemen 'geneker' yelken açıldı. Şimdi neredeyse rüzgar hızında hareket ediyorduk. Saat 15.00 sıralarında ulaştığımız ilk koy taş evlerden oluşan ufak bir kasaba görünümündeydi: Dubrovnik'e çok yakın olan Lopud Adası. Napolyon işgaline kadar bağımsız bir devlet olan Dubrovnik'in bir şehriymiş ve şehir aristokrasisinin yazlık evlerinin bulunduğu bir yerleşim yeriymiş. Adalarda kumsalı olan nadir plajlardan birine sahip olması, palmiye, çam, zakkum, selvi, zeytin ve limon gibi ağaçların bulunması ve motorlu taşıt bulunmaması adayı tam bir huzur beldesi haline getiriyor. Tek lokantası ve üç café'si olan Lopud Adası daha sonra güler yüzlü garson kız sayesinde Maria'nın adası olarak anılacaktı. Geceyi, bütün gezi boyunca olacağı gibi teknede, şaraba eşlik eden dalga sesleriyle kapadık. Sabah koydaki tek tekne olduğumuzu gördük sanki her yer bize aitti. İkinci rotamız olan Mijet'e doğru yaklaşırken teknenin yarı boyundaki iki yunus bize eşlik etmeye başladı. Biz teknenin tabanına vurdukça onlar daha bir çoşkuyla sıçramaya başladılar. Kendimizi o kadar kaptırmıştık ki, rüzgarı kaybettiğimizin farkına varamadık. Hızımızı beğenmemiş olacaklar ki, başka teknelere doğru uzaklaştılar.
Kızım seni Ali'ye alayım mı?
Mijet Adası iyi korunmuş doğal bir milli park ve adanın içinde kısa bir yürüyüşle ulaşılabilen 2 tuzlu su gölü var. Bir zamanlar denizle birleşik olan bu bölge zamanla kapanmış ve göl halini almış. Çok iyi korunan adada tatlı su olmaması ciddi bir problem. Ertesi gün rüzgarı yakalamanın keyfiyle bütün gün yelken bastık ve gece demirlemeyi düşündüğümüz Vera Luka'ya, Lastovski kanalından geçerek ancak hava kararınca girdik. Bu sahillerdeki en temiz denizi olan Korçula Adası'nın ucunda ufak yerleşim yeri denize girmek için pek uygun plajının olmaması nedeniyle oldukça bakir. Diğer adaların tersine Korçula Adası restoran dışında yerleşim yerinin olmadığı ve bol tatlı suyu olan bir ada. Akşam üstü son motor turistleri götürünce ada martılara kaldı. Sıpan adası ufak adalardan biri. Her şeyi ile pek mütevazı olan bu ada ekibimizi çok etkiledi. İki gün karaya ayak basmadan geçirdikten sonra oldukça geç bir saatte limana girdik. Karada yemek istiyorduk fakat iki adanın iki lokantasının da dolu olması nedeniyle cefakar ve vefakar teknemize dönmeye karar verdik. Dönerken, evlerin arasına saklanmış fırın gibi bir yer gördük; tek ampulün aydınlattığı küçücük bir fırındı. 70 yaşlarında biri, bir avuç hamuru 3 el hareketiyle 1.5 metre çapında şeffaf bir zar haline getiriyordu ve 'burek' yapıyordu. Kendi aramızdaki konuşma dikkatini çekmiş olacak ki kendi dilinde bir şeyler söylemeye çalıştı. Karşılıklı konuşmaları anlayamıyorduk ama iyi anlaşıyorduk. Artık sözlerini bile hatırlayamadığı türküyü yarım yamalak Türkçe sözlerle mırıldanmaya çalışırken bir yandan da elleriyle tempo tutuyordu. Gözleri mutluluktan parıldarken hamuru daha bir keyifle açıyordu. Şaşırmış etkilenmiştik."Kızım seni Ali'ye alayım mı? İstemem babacığım istemem..." Börekler yendi ve tekneye dönüldü. Ertesi gün uzun bir yolculuk olacaktı. Gün doğmadan deniz keyfi yaptık horoz sesleri bizi yolcu ederken adaya da gün doğumunu haber veriyordu. Sabah rüzgar az olduğundan yürüyüş yapmaya karar verildi. Adanın her iki ucunda 6 km mesafeyle iki adet yerleşim yeri vardı. Yürüyüş sırasında yolda toplayıp yediğimiz üzüm, şeftali, kayısı sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Sanırım incir yenmiyor buralarda her yer incir ağacı olmasına karşılık ne toplayan ne de satan var ama incirler nefisti, kilolarca yedik desem yalan olmaz. Dönüşte öğle vakti olmuştu ve hava oldukça ısınmıştı. Yakın bir mesafede kimsenin bulunmadığı bir koy bularak deniz keyfi ve dalış yapıldı. Ne yazık ki denizin dibi üstü kadar temiz değildi. Savaştan kalma diye yorumladığımız araba tekerleğinden cam şişeye kadar her şey 7-8 metre dipteydi. Birkaç deniz yıldızı ve yüzlerce deniz kestanesi dışında canlıya rastlayamadık. Rüzgar 'gitmeyin' dercesine esiyordu. Oysa dönüş vakti gelmişti. Her vedada olduğu gibi bir burukluk hâkimdi ama gidilecek ve görülmesi gereken o kadar çok yer vardı ki! Dubrovnik'te demirlememize rağmen 'My Mistress'ten ayrılmadık, şehre inmedik son gecemizde. Son kalan şarabımızı da içmedik, hatıra diye alıkoyduk yanımızda...
Kalenin asma kapısı.
Dubrovnik Rivierası Rehberi:
DUBROVNIK Savaş sırasında yerle bir olan, sarp dağlarla, yeşil ormanlar ve lacivert sularla çevrili çok güzel bir kent. Acılarını sarmaya, yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor. Modern kentlerin aksine geleneksel mimarisine sadık kalmış sakin ve büyüleyici bir şehir. Dört bölümden oluşuyor: Gruz, Babin Kuk, Lapad ve Old Town (Eski Şehir). Babin Kuk, Lapad, Boninovo, Pile ve Ploce sahilleri lüks otellerle donatılmış. Eski kalesinden gün batımını seyretmek, kale içindeki Placa-Stradun'da alışveriş yapıp capucinno içmek, gece olunca meşalelerle aydınlanan sokaklardan yükselen aryaları dinlemek son derece etkileyici. Yaz Festivali (10 Temmuz-25 Ağustos) boyunca oteller dolu. Tüm adalara Dubrovnik Gruz Limanı'ndan günde en az 3 kez vapur kalkıyor. Hotel Gruz: Gruz, Tel: +385 20 418-977. Hotel Grand Villa Argentina: Ploce, Tel: +385 20 440-555. www.hoteli-argentina.hr Hotel Excelsior: Ploce, Tel: +385 20 414-222, +385 20 353-353 www.hotel-excelsior.hr Dubrovnik President: Babin Kuk, Tel: +385 20 441-100. www.babinkuk.com Hotel Kompas: Babin Kuk,Tel: +385 20 352-000. www.hotel-kompas.hr. Orhan: Old Town, Od Tabakarije 1. Tel: +385 20 414- 183. Bu yörede restoranlar genellikle Akdeniz ağırlıklı. 'Siyah Rizotto', 'İstakoz Salatası', 'Deniz Börülcesi' ve 'Dubrovnik Rozata' (krem karamel) çok lezzetli. Bir de 'Cevap Cici'leri var ki bu bizim bildiğimiz şiş köfteden çıkma bir köfte yorumu. Restaurant Konavoka: Vl. Stijepo-Miso Zvrko, Setaliste Kralja Zvonimira 38, Lapad. Tel: 20 435 105. Restaurant Wanda: Prijeko Street 8, 20 000, Old Town. Tel: 20 321 010. Restaurant Arka: Gunduliãeva poljana, Old Town. Restaurant/Cafe Levanat: Nika i Meda Pucica 15, Lapad, Dubrovnik.
ACI MARINA 42º 40,3´N / 018º 07,6´E. Dubrovnik kent merkezine 5 km.lik bir mesafede, Ombla (Arion) nehrinin girişinde. Tarihi kalıntılar ve evlerle çevrili. Nehir girişinin her iki tepesi yelkenliyi andıran çok modern Most yani bir köprü bağlıyor. Tel: +385 20 455-020. VHF Kanal 17. www.aci-club.hr
MALI STON Dubrovnik'in biraz kuzeyinde eski bir balıkçı kasabası. Şimdi daha çok istiridye çiftlikleriyle ünlü. Hotel Ostrea: Mali Ston'un en eski ve köklü ailesi Kralj tarafından işletiliyor. Lüks bir butik otel. Zengin bir sabah kahvaltısı bulunuyor. 'Istrian prosciutto', Sloven biberli salamı 'kulen' ile 'cesnjovka' adı verdikleri Samobor ya da Zagorje sarmısaklı sucukları çok lezzetli. Özellikle ekmekleri enfes! Mali Ston, 20230, Ston Tel:+385 20 754-555. www.ostrea.hr Kapetanova Kuça: Yine Kralj ailesine ait, otelin hemen yanındaki 'Kaptanın Evi', Adriyatik sahillerinin en iyi deniz mahsülleri restoranı addediliyor. Her şey taze, özellikle de yörede üretilen istiridyeler ağzınıza layık. Mutlaka rezervasyon gerekiyor. Yerel şarap mahzeninde yer alan yıllanmış bir Peljesac ya da Plavac ile Dingac'in kırmızıları denenmeye değer. Burada Pag Island keçi peynirinin tadına bakıp, ya ACI Marina'da ya da limandaki büyük alışveriş merkezinden bu peynirden mutlaka alın. Tekerleği 480 Kuna civarında.
LOKRUM ADASI Dubrovnik'in karşısında yüksek kayalarla çevrili ve ormanla kaplı küçücük bir ada. Dubrovnik'ten günübirlik tekne seferleri var. Ulusal Park olarak tanımlanıyor. Yüzmek için enfes bir yer. Adım başı iskele ve duş koymuşlar. Ayrıca iki adet küçük lagüne sahip. Bir de lokantası var. Koruma altında olduğu için ormanlıkta sigara içmek yasak. Kıyıdaki kayalıklarda bir de çıplaklar için özel bölüm mevcut. Gece kalmak ise yasak.
ELEFİTİ ADALARI (GEYİK ADALARI) Sipan: Sipanski Luka ve civarı büyüleyici küçük koylarla bezenmiş. Arnavut börekçi hemen iskeleyi geçince solda. Biraz ileride solda dondurma kioskunun arkasındaki bar-restoranda işkembeli patatesi deneyin! Hotel Sipan: 20223 Sipanjiska Luka. Tel: +385 20 758-000. www.sipanhotel.com Lopud: Bu enfes ada Sipan'la Kolocep arasındaki en küçük ada. Ancak alargada (demir atarak) kalınabiliyor. Maria'nın (koya girince en sağdaki Lafodia otelinden önce köşedeki küçük bir restoran) restoranında sunulan 'küçük balık' kızartması ve midye sotesi çok lezziz. 1 kilometrelik Sunj sahili, Sunj manastrıyla noktalanıyor. Kıyı boyunca erken saatlerde açılan café'lerde sabah kahvaltısı yapabilirsiniz. Grand Hotel: +385 20 87 014. Hotel Lafodia: +385 20 759 012 Kolocep: Gornje Celo ve Donje Celo diye iki yerleşimden oluşuyor. 15. yüzyıl yazlık saraylarıyla tanınıyor. Mercanlarla dolu kayalık sahilleri aşınca turkuvazın sayısız tonuyla buluşuyorsunuz. Sahil boyunca uzanan irili ufaklı lokantalar ve oteller mevcut. Nar ve incirleriyle ünlü. Lokantalarda ninenizden kalma limonatadan sunuyorlar. Kalınacak otelerin başında havuzu ve enfes manzarasıyla Hotel Villas Kolocep bulunuyor. Ayrıca bir de FKK Beach var. Yani çıplaklar için ayrılan 500 metrelik bu sahil, marinada Ruza restoranın biraz ilerisinde. Hotel Villas Kolocep: Tel: + 385 20 757 025. Hotel Kolocep: Tel: +385 20 757 025/ 757 027
MLJET ADASI Pomena'nın merkezindeki Otel Odisej'de bilardo oynayıp güzel kahveler içebiliyorsunuz. Yüzmek için otelin plajı özellikle gün batarken çok güzel. Marinanın ve koyun en solunda ve sonundaki büyük restoranlarda enfes balıklar var. Ayrıca bilet alıp (yaklaşık 40 Kuna) Malo Jezerro (lagün) ile Veliko Jezerro'nun oluşturduğu ormanlık National Park'ta gezebiliyorsunuz. Lagünlerin ortasındaki Santa Maria kilisesinin bulunduğu adacığa kano ya da motorla gidebiliyorsunuz. Değişik güzellikteki adada bir lokanta ve café bulunuyor. Parkta sigara içmek yasak. Ancak ağaçların altındaki oturma yerlerinde kaçamak yapabiliyorsunuz. Dikkat! Lagündeki balıklar da ısırıyor. Malo Jezerro'nu kıyısında bir de FKK yani çıplaklar kampı var. Otel Odisej: 20226 Pomena, Otok Mljet. Tel: + 385 20 744 022. Fax: + 385 20 744 042.
Bingül Gündaş
Aklınızda bulunsun...
* En iyi zaman: Mayıs-Ekim * Sıcaklık (min./max.): Mayıs-Ekim 18/25ºC, Kasım-Nisan l8/15ºC.* Dil: Sırbo-Hırvat. * Din: Roman Katolik, Ortodoks, Müslüman (çok az sayıda). * Para birimi: Kuna. * Yerel saat: GMT +1 saat (+1 saat yaz saati ). * Vize: 3 aydan uzun kalmama koşuluyla Türk, Kanada, İngiltere, Avustralya ve ABD vatandaşlarına vize gerekmiyor. * Tekneyle seyahat edenler, Dubrovnik Limanı'nda gümrük işlemlerini yaptırırken, ana caddeyi geçip sağdaki halk pazarından meyve ve sebzelerini alabilirler. Hem çok taze hem de ucuz. Özellikle üzümleri bol tutun! * Sözlük: 'j', 'y' olarak okunuyor. Üzerinde ters yumuşatma işareti olan 'c', 'ç', 's' ise 'ş' olarak okunuyor: Brod: Tekne. Bura: Soğuk kuzey-doğu rüzgarı. Cijena: Fiyat. Dorucak: Kahvaltı. Grad: Kent. Izlaz: Çıkış. Jezzero: Göl. Karta: Bilet. Kavana: Kahve. Kolodvor: Tren istasyonu. Ljekarna: Eczane. Luka: Liman. Most: Köprü. Otok: Ada. Otvoreno: Açık. Plaza: Plaj. Potok: Çay, akarsu. Rijeka: Nehir. Sobe: Kiralık odalar. Stanica: Durak. Trajekt: Vapur. Ulaz: Giriş. Vlak: Tren. Zatvoreno: Kapalı. Zenzski: Kadınlar tuvaleti.
20/8/2007 - Hawaii Adaları / Hawaii ! Lost Dizisininde Hawai'de çekildiğ
Hawaii Adaları/Hawaii
Ruh hali değişken bir yer burası. Hawaii'de kumsalın rengi bile her saat değişiyor. Bazen şeker beyazı, bazen kırmızı. Canı istediğinde yeşil, hatta bazen siyah.. Ruhunuz bu duruma ayak uydurabilecek mi? Evet diyorsanız, Oahu ve Maui adaları Hawaii'yi yaşamak için ideal. Lauai ise gökkuşağı adası olarak tanınıyor. Kendine has bir iklimi var. Laui, Hawaii'deki en yağmurlu ada. Kısa ama yoğun yağmur sonrası yeşilliklerin arasından fışkıran suların yarattığı şelaleleri ve onlarca gökkuşağını görmek için tropik adanın üzerinde en az yarım saatlik bir helikopter gezisi yapmak gerekiyor. Bu arada, sahile hırçınca vuran dalgaların arasından yükselerek sizi selamlayan balinaları izlemek benzersiz bir deneyim!
Maui Uçsuz bucaksız bir kumsala sahip olan Maui adasında güneşlenmenin ve denize girmenin dışında yapılacak çok şey var. Çünkü burası dağlık arazilerin, derin vadilerin ve ormanların bulunduğu bir ada. Dünyanın en büyük uyuyan volkanı Haleakala ve astronomi araştırma merkezi Science City'de yapılacak bir tur, balayına farklılık getirebilir. West Maui Dağları'nda mecaralı bir yürüyüş ya da Honolua Koyu'nda şnorkelle dalış adanın sunduğu aktiviteler arasında. Hana'daki yağmur ormanlarını ve rodeo için Makawao'da biraraya gelen kovboyların gösterilerini kaçırmayın.
Hawaii Adası Ateş Tanrıçası Pele'nin adası olarak anılıyor. Diğer bir adıyla da, Büyükada. Volkanik lavlarla yeşilin içiçe geçtiği bir mek‰n. Geri kalan yedi Hawai adasının toplamının iki katı büyüklüğünde. 800 bin yıl önce beş volkanın patlamasıyla oluşmuş. Burada deniz ve güneşle yaşanacak birlikteliğin dışında görülecek ilginç yerler var. Volcanic Art Center, Hawaii'li sanatçı ve fotoğrafçıların eserleriyle görülmeye değer bir müze. Hamakua Coast Highway, sizi yemyeşil vadilerin olduğu, "krallar vadisi" olarak bilinen Honokaa ve Waipio kasabalarına götüyor. Bir cip kiralayıp yola çıkın, yıllar önce savaştan kaçanların sığındığı Puuhonua o Honaunau'yu görmeden gelmeyin.
20/8/2007 - Antalya'nın Kaş ilçesinin Kaputaş plajına mutlaka gidin ! Re
KAPUTAŞ PLAJI
Kalkan-Kaş yolunda dağların ve virajların arasında giderken bir anda beliren bir plaj Kaputaş Plajı. Kalkan’dan araba ile yaklaşık olarak 10 dakika, Kaş’tan ise 20 dakika uzaklıktaki plaja 200’e yakın basamak merdiven inerek ulaşılıyor.
Üşenmeyip o merdivenlerden inin ve masmavi denizin kıyıda turkuaza dönüştüğü, bembeyaz çakıl taşları ile kaplı, bir kısmı kumsal, tropikal bir adayı andıran bu minik sahildeki, dalgaların ve denizin keyfini çıkarmadan sakın Kaş’tan ayrılmayın. Türkiye'de belkide görebileceğiniz en güzel mavi renkteki, okyunusu andıran bu denizin tadını bol bol çıkarın...
Şemsiye kiralama hizmetini Kaş Belediyesi sunuyor. Ama henüz duş mevcut değil... Zaten güzellik karşısında hiçbirşey umrunuzda olmuyor... Özellikle sabah erken saatlerde saat 7-8 gibi gitmenizi tavsiye ederim. Sahil bomboş, biraz yüzdükten sonra kayaların serin gölgesinde uzanırsınız ve kış vakti bu anların hayaliyle yaşarsınız...
Tatil yapmak için Dünyanın neresi daha uygun ? Nerede ne güzellikler var ? Yurdumuzdan ve dünyadan en güzel tatil yörelerini burada inceleyebileceksiniz...